BilgecDede

Bilginin güvenilir adresi

Kuyruklu yıldızın diğer yıldızlardan farkı nedir?,Kuyruklu yıldızın özellikleri nelerdir?

Astronomlara göre Güneş Sistemi’mizin üyeleri bundan 4.5 milyar yıl önce, birkaç km boyutundaki cisimlerin carpışmaları ve birleşmeleri ile meydana gelmiştir. Bu küçük cisimlere “gezegenimsiler” adı verilmektedir. Genel olarak kaya yapılı gezegenimsiler bugünkü gezegenleri ve Asteroid’leri oluştururken, su, amonyak buzu gibi bileşikleri içeren gezegenimsiler de bugün “Kuyrukluyıldızlar” olarak bildiğimiz cisimleri olusturmuşlardır.

Büyük ölçüde Jupiter’in çekim etkisi, gezegenimsilerin olusturduğu bu küçük cisimlerin Güneş Sistemi içinde sağa sola dağılmalarını engellemiştir.Asteroid’ler, bu etki altında, Mars ile Jupiter’in yörüngeleri arasında yer alan bölgede güneş etrafında yörüngelere oturmuşlardır. Kuyruklu yıldızlar ise Güneş Sistemi’nin daha dışlarında yer alan iki bölgede yoğunlaşmışlardır. Bunlardan biri Neptun’un yörungesinin daha dışında yer alan geniş bir kuşaktır ve “Kuiper Kusağı” olarak adlandırılmaktadır. Hubble Uzay Teleskobu ile çekilen son fotoğraflarda bu kuşak içerisinde yer alan kuyruklu yıldızlar görüntülenmiştir. Kuyruklu yıldızların asıl kaynağı olarak bilinen ikinci bölge ise Güneş Sistemi’mizi saran ve Güneş’e uzaklığı yaklaşık 50000 AB olan “Oort Bulutu” adlı küresel bir yapıdır. 1950 yılında Hollanda’lı astronom Jan Oort, o zamana kadar gözlenen kuyruklu yıldızların Güneş Sistemi’ne giriş açıları ve yörüngeleri üzerinde yaptığı araştırmalar sonucu, onların Güneş Sistemi’ni saran küresel bir hacimden geldiklerini söylemiştir. Bu nedenle bu küresel hacim Oort’un adı ile anılmaktadır.

Kuyruklu yıldızların kaynağı olan bu bölgelerde oluşan ufak bir tedirginlik etkisi (yakin geçen bir yıldızın çekim etkisi gibi) içinde yer alan cisimlerden birinin hareket yörüngesini değiştirebilmekte ve cismin Güneş Sistemi’nin daha iç bölgelerine doğru hareket etmesine neden olmaktadır. Güneş Sistemi’ne yaklaşan bu cisim bazen Sistem’in gezegenlerinin çekim etkisi altında hareket yönünü değiştirebilmekte, cisim bazen Güneş Sistemi’nin dışına atılırken bazen de gezegenler veya güneş çevresinde yörüngelere oturtulmaktadır. Güneş çevresindeki yörüngeleri çok basık elipsler ve hiperbolik yörüngeler olmaktadır. Bu şekilde Güneş çevresinde yörüngeye oturan kuyruklu yıldızlara periyodik kuyrukluyıldızlar denir. Jupiter’in çevresindeki ince disk ve içinde yer alan irili ufaklı uydular da bu şekilde yakalanmış cisimlerden oluşmuştur. Jupiter’in bu yolla sahip olduğu uydularına “Jupiter Ailesi” adı verilmektedir. Ancak Jupiter bu cisimlere her zaman bu kadar sevecen davranmaz. Bunun açık örneğini Shoemaker-Levy 9 kuyrukluyıldızını önce parçalayıp sonra yutuşundan iyi biliyoruz.

Kuyruklu yıldızlar genel olarak 5-20 km çaplı, su, amonyak ve silisyum karışımından oluşmuş kirli kartopu görünümündedirler. Bu ana parçaya “çekirdek” adı verilmektedir. Bu cisim Güneş’e yaklaştıkça, Güneş’in ısı etkisi altında buzları erimeye ve buharlaşmaya başlar. Buharlaşma sonucu serbest kalan toz ve gaz parçacıkları çekirdeğin etrafında yoğun ve parlak bir bulut oluşturur. Bu buluta kuyruklu yıldızın “saç” bolgesi adı verilir. Kuyrukluyıldız Güneş’e daha da yaklaşınca bu sefer Güneş’in ışınım basıncı etkisi sonucu saç bölgesindeki toz ve gaz, çekirdeğin peşi sıra bir kuyruk oluşturur. Bu kuyruk olusum nedeni gereği her zaman Güneş’in aksi yönünde uzanır. Böylece çekirdek Güneş’e yaklaştıkça daha büyük boyutlu bir kuyruk oluşturur ve kuyrukluyıldız çıplak gözle dahi görülebilir hale gelebilir. Bazı kuyruklu yıldızlar yörüngeleri üzerinde Güneş’e en yakın konumdan (enberi noktası) geçerken aşırı ısınma sonucu patlayarak bir kaç parçaya ayrılabilirler. Periyodik kuyrukluyıldızların bazıları bu etki yüzünden bir daha geri dönmemek üzere parçalara ayrılabilirler. Halley kuyrukluyıldızı Güneş’ten uzaklaşırken bu şekilde parçalandığı görülmüştür.

Gökyüzünün en görkemli cisimleri olan kuyruklu yıldızların ne zaman ortaya çıkacakları ve nerede görünmeye başlayacakları önceden bilinemez. Bu nedenle onlara Astronomi’de “aniden görülen cisimler” adı verilmektedir.

Yılda yaklaşık 20-30 kuyrukluyıldız keşfedilmektedir. Bu keşiflerin büyük bir kısmı ise amatör gökbilimciler tarafından yapılmaktadır. Kuyruklu yıldızların Güneş’e yaklaştıkça parlaklıklarının arttığını söylemiştik. Bu nedenle amatör gökbilimciler bir kuyrukluyıldız keşfedebilmek için, sabahları Güneş doğmadan hemen önce Doğu ufkunu veya Güneş battıktan hemen sonra Batı ufkunu dürbünle sistematik bir şekilde tararlar. Taradıkları bölgelerdeki Gökada ve Bulutsu’ların yerlerini ezbere bilmek zorundadırlar, çünkü bunların görünüşleri kuyruklu yıldızlarla hemen hemen aynıdır. Yeni bir kuyrukluyıldız bulan amatör gökbilimci tüm verilerini kontrol ederek Uluslararası Astronomi Birligi’ne bu haberi en kısa sürede duyurur. Kuyrukluyıldızlar Uluslararası Astronomi Birligi’nin (IAU) belirlediği kurallar çercevesinde keşfeden gökbilimcinin ismi ile adlandırılır. Astronomi Almanakları ve el kitapları periyodik kuyrukluyıldızların tekrar görülebileceği tarihleri ve koordinatlarını tablolar halinde vermektedir.

Hale-Bopp Kuyrukluyildizi

Hale-Bopp kuyruklu yıldızı 23 Temmuz 1995 tarihinde Amerikali iki amatör gökbilimci Alan Hale ve Thomas Bopp tarafından, birbirlerinden habersiz olarak keşfedildi. Alan Hale amator gökbilimciler arasında en çok kuyrukluyıldız gözleyen kişi olma unvanını taşımaktadır ve bügüne kadar 200 kuyruklu yıldızın gözlemini yapmıştır. Bu amaçla yaptiğı gözlemlerin toplam süresi 400 saati geçmektedir. Alan Hale 22 Temmuz 1995 gecesi New Mexico kentindeki evinin bahcesinde bulunan 40 cm lik aynalı teleskobu ile daha önceden keşfedilmiş iki kuyrukluyıldızın (Clark ve d’Arrest kuyrukluyıldızları) gözlemlerini yapmaya karar vermiş. Gece yarısından hemen önce Clark kuyrukluyıldızının gözlemlerini tamamlamış. d’Arrest kuyruklu yıldızının doğmasına yaklaşık 1.5 saatik bie süre olduğundan, vakit geçirmek amacı ile teleskobunu iki hafta önce gözlediği Sagittarius takım yıldızındaki M70 kuresel kümesine yöneltmiş. Alan Hale iki hafta önceki gözlemine göre burada yeni bir cismin varlığını hemen fark etmiş. Hemen elindeki gök haritalarını kontrol ederek yeni bir cisim bulduğunu anlamış. Yarım saat süre ile gözlem yaparak cismin yıldızlara gore yer değiştirdiğini görmüş ve bu cismin bir kuyrukluyıldız olabileceğine karar vermiş. Elindeki haritaya yerini işaretleyerek koordinatlarını belirlemiş ve parlaklığını tahmin etmiş. Hemen evine giderek bilgisayarı ile Uluslararası Astronomi Birliği (IAU) Astronomi Telegrafları Merkez Burosu’nun bilgisayarına bağlanmış ve kuyruklu yıldız belirleme programı ile bu koordinatlar civarinda daha önceden keşfedilmiş bir kuyruklu yıldızın olup olmadığını kontrol etmiş. Olmadığını görünce yeni bir kuyrukluyıldız keşfettiğini anlamiş ve sonuçlarını hemen elektronik posta ile Astronomi Telegrafları Merkez Burosu’na bildirmiş. Teleskobunun başına dönerek batana kadar kuyrukluyıldızı gözlemiş. Ertesi gün bilgisayarı ile elektronik postalarını kontrol eden Hale keşfine ilişkin IAU’dan gelen tebrik mesajını ve kendisinden bir kaç saat sonra Arizona’dan Thomas Boop adli bir baska amator gökbilimcinin de bu keşfe ortak olduğunu oğrenmiş.

Thomas Bopp ise aynı gece bir arkadaşı ile birlikte Messier cisimlerini gözlemek üzere Arizona’daki evinden ayrılarak şehır dışında ışıksız bir yere gitmiş. Arkadaşının 45 cm çaplı Dobsonian türü teleskobu ile saat 23:00 civarinda M70 küresel kümesini gözlerken tanımadığı bir cisime rastlamış. Bopp yaptığı kontroller sonucu bu cisimin gök haritalarında da yer almadığını görünce cisimi sürekli olarak gözlemeye başlamış. 1 saatlik gözlem sonucunda cisimin yıldızlara göre yer değiştirdiğini görmüş ve bir kuyrukluyıldız olabileceğinden şuphe etmiş. Saat 24:30 civarinda evine dönmeye karar vermiş ve 150 km uzaklıktakı evine vardığında durumu evindeki detaylı gök haritaları ile tekrar kontrol edip sonuclarını Astronomi Telegrafları Merkez Burosu’na telegrafla bildirmiş. 23 Temmuz sabahı Harvard Gözlemevi astronomlarından Daniel Green kendisini telefonla arayarak bir kuyrukluyıldız keşfine ortak olduğunu bildirmiş. Bopp bu anı hayatindaki en önemli gün olarak niteliyor ve hiç bir zaman unutamayacağını söylüyor.

Hale-Bopp kuyrukluyıldızı keşfinden bu yana çok sayıda amatör ve profesyonel gökbilimci tarafından incelenmiştir. Bu calışmalar sonucu kuyrukluyıldıza ilişkin bir çok ozellik hesaplanmış durumdadır. Hubble Uzay Teleskobu ile alınan detaylı görüntülerinden çekirdek çapinin 40 km civarında olduğu bulunmuştur. Saç kısmının capı 100,000 km civarındadır. Kuyruğunun uzunluğu ise 1 milyon km ye kadar uzanmaktadır. Kuyrukluyıldızın şu ana kadar gözlenen yörüngesinden elde edilen sonuçlara göre dönemi 2400 yıl civarındadır. Bu yörünge, Güneş sistemi düzlemi ile 89.5o eğim açısına ve 0.99 eksantriste değerine sahip oldukça basık bir elipstir.

Enberi uzaklığı 0.91 AB, enote uzaklığı 359 AB dir. Kuyrukluyıldız, yörüngesi üzerindeki enberi noktasından 1 Nisan 1997 tarihinde geçecektir ve bu sırada Güneş’e uzaklığı 0.91 AB (enberi uzakligi) olacaktır. Bu aynı zamanda kuyruklu yıldızın Güneş’e en yakın konumda bulunacağı ve en parlak görülebileceği andır. Kuyrukluyıldızın en öte noktasına ise 3200 yılında ulaşması beklenmektedir.

kaynak:rehberim.net

Bu yazılarda ilginizi çekebilir:

Related posts:

  1. Anakart nedir?|Anakart(mainboard) özellikleri
  2. Deli bal nedir | deli balın faydaları nelerdir| nasıl yenmelidir| zararları nedir
  3. Neoi 588 Cep Telefonunun özellikleri
  4. Aft Nedir?
  5. Periyodik cetvel | Periyodik cetvelin özellikleri | Periyodik cetvel nedir

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.